17 Aralık 2011 Cumartesi

"Anlayacağımı düşünüyorlardı," diye devam etti Umut, hastaneden geldikten sonra banyo yapmış, koyu gri bir eşofman giymişti. Bu eşofmanın içinde olduğundan daha yaşlı görünüyordu. Ağır bir ameliyattan çıkmış gibi, diye düşündü Abidin ya da uzun sürecek bir intihara ara vermiş gibi.
"Anlıyorum gerçekten de..." Kütüphaneyi gösterdi, "Ama bak, yolun sonuna doğru haklı çıktı Dostoyevski. 'Her şeyi fazlasıyla anlamak hastalıktır,' demiş ya... Ben de hastalandım işte."
(B.S.Y.P.G.S. - B. Bıçakçı)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder